Kamyonun karayolundaki teker sesleri kulagima dolarken bir an dogru söyledigini düsündüm. Ben batmakta olan günese bakarken o söyle devam etti:--Psikolog oldugun için bunlari biliyor olman gerekir dostum. Mesela bosluktan düsme, tehlikeden kurtulmayi isteyip kurtulamama, kosmak isterken düsüp kalma, kalkmak isterken yürüyememe, ne kadar kaçarsan kaç oldugun yerden uzaklasamama, yakalanacagim duygusundan bir türlü kurtulamama.
Daha bir sürü ortak rüyalarimiz var. Beyaz at, köpek, hatta kus, yilan bile emin ol ortak rüyalarimiz arasinda. Bunlarda dogru sözlerdi ama nedense duyduklarim zihnimi altüst ediyordu. Agir stres altinda dogru düsünemedigimi bir kez daha belirttikten sonra Öteki, --Benden bile süphe duymani, yorgun olmana, yasadigin tutsakligin agirligina veriyorum, dedi. Inan bana benden baska kimse su akil disi davranislarina tahammül edemezdi.
Buna ragmen beni suçlayip paspas gibi ezip geçmeye devam ediyorsun. Neyse. Iyi dostlar yeri gelir paspas olmaya da ses çikarmaz, yeter ki gönüller bir olsun. Bu sözler de kaygilarimi gidermeye yetmedi. Düsündükçe içimdeki süphe artiyordu. Öteki, insanlari kandirma konusunda usta biriydi. Inanmadigi seyleri inaniyormus gibi anlatmak onun gibi birisi için küçük bir oyun sayilirdi. Bugüne kadar buna benzer pek çok yanlisini yakalamistim.
Belki de duygusal anlamda düstügüm yeri bildiginden, zayif animdan faydalanarak beni daha çok ezmek istiyordu. Nasil olmustu da böylesine kötü bir zamanda, Öteki gibi bir hain imdadima yetismisti. Bu iste melek görünüslü bir seytanin parmagi olmadigini nereden anlayacaktim? Benim gibi biri kurtarici beklerse yardima kosan melek degil, ancak seytan olabilir. Insanin kurdu insandir diye bosuna denmiyor. Bu duygularin korkunçlugu altinda, hayatimi kurtardigini düsündügüm Öteki'ne, belli etmemeye çalisarak, inanamayan gözlerle bir daha baktim.
Kamyonu gazlarken bir dost gibi davranmayi sürdürüyordu. Yardimima neden kostugu hakkindaki açiklama aslinda süphelerimi dagitacak kadar güçlüydü fakat, bir türlü duyduklarima inanamiyordum. Daha önce böyle bir sey hiç basima gelmemisti. Geçmisteki bazi olaylari hatirlatmam üzerine, - Yapma dostum, dedi tekrar. Sesi titriyordu, sanki biraz daha konussa aglayacakti. Mutsuz bakislari karayolunu izlerken, - Ne yapayim söyler misin? diye sordu.
Daha ne yapayim, hayatini kurtariyorum yine yaranamiyorum. Bugüne kadar bana hiç güvenmedin. Dost oldugumuzu göstermeye çalisirken beni kendine düsman belledin. Gerçekten dostluk nedir bilmiyorsun, duvar gibisin. Bütün iyilikler bu duvara çarpip tuz buz oluyor. Beni anlaman için sürekli konusuyorum, ama sesim boslukta, aramiza gerdigin buz gibi duvarlara çarpiyor. Ne yaparsam yapayim bir türlü sana ulasamiyorum.
O kadar iteledin ki beni, adimi bile Öteki yaptin. Insan yillardir yan yana çalistigi birine bu kadar uzak olur mu? Duyduklarimda haklilik payi yok degildi, ama içimden nedense ona hak vermek gelmiyordu. Hep kizmak, "Bes para etmezin tekisin!" diye bagirmak istiyordum. Içimde bir agirlik, bir bikkinlik vardi. Kimseyle dost, arkadas, tanis bile olmak istemiyordum. Yorulmustum yasadigim hayatin gerçeklerinden.
Kamyonun karayolundaki teker sesleri kulagima dolarken bir an dogru söyledigini düsündüm. Ben batmakta olan günese bakarken o söyle devam etti:--Psikolog oldugun için bunlari biliyor olman gerekir dostum. Mesela bosluktan düsme, tehlikeden kurtulmayi isteyip kurtulamama, kosmak isterken düsüp kalma, kalkmak isterken yürüyememe, ne kadar kaçarsan kaç oldugun yerden uzaklasamama, yakalanacagim duygusundan bir türlü kurtulamama.
Daha bir sürü ortak rüyalarimiz var. Beyaz at, köpek, hatta kus, yilan bile emin ol ortak rüyalarimiz arasinda. Bunlarda dogru sözlerdi ama nedense duyduklarim zihnimi altüst ediyordu. Agir stres altinda dogru düsünemedigimi bir kez daha belirttikten sonra Öteki, --Benden bile süphe duymani, yorgun olmana, yasadigin tutsakligin agirligina veriyorum, dedi. Inan bana benden baska kimse su akil disi davranislarina tahammül edemezdi.
Buna ragmen beni suçlayip paspas gibi ezip geçmeye devam ediyorsun. Neyse. Iyi dostlar yeri gelir paspas olmaya da ses çikarmaz, yeter ki gönüller bir olsun. Bu sözler de kaygilarimi gidermeye yetmedi. Düsündükçe içimdeki süphe artiyordu. Öteki, insanlari kandirma konusunda usta biriydi. Inanmadigi seyleri inaniyormus gibi anlatmak onun gibi birisi için küçük bir oyun sayilirdi. Bugüne kadar buna benzer pek çok yanlisini yakalamistim.
Belki de duygusal anlamda düstügüm yeri bildiginden, zayif animdan faydalanarak beni daha çok ezmek istiyordu. Nasil olmustu da böylesine kötü bir zamanda, Öteki gibi bir hain imdadima yetismisti. Bu iste melek görünüslü bir seytanin parmagi olmadigini nereden anlayacaktim? Benim gibi biri kurtarici beklerse yardima kosan melek degil, ancak seytan olabilir. Insanin kurdu insandir diye bosuna denmiyor. Bu duygularin korkunçlugu altinda, hayatimi kurtardigini düsündügüm Öteki'ne, belli etmemeye çalisarak, inanamayan gözlerle bir daha baktim.
Kamyonu gazlarken bir dost gibi davranmayi sürdürüyordu. Yardimima neden kostugu hakkindaki açiklama aslinda süphelerimi dagitacak kadar güçlüydü fakat, bir türlü duyduklarima inanamiyordum. Daha önce böyle bir sey hiç basima gelmemisti. Geçmisteki bazi olaylari hatirlatmam üzerine, - Yapma dostum, dedi tekrar. Sesi titriyordu, sanki biraz daha konussa aglayacakti. Mutsuz bakislari karayolunu izlerken, - Ne yapayim söyler misin? diye sordu.
Daha ne yapayim, hayatini kurtariyorum yine yaranamiyorum. Bugüne kadar bana hiç güvenmedin. Dost oldugumuzu göstermeye çalisirken beni kendine düsman belledin. Gerçekten dostluk nedir bilmiyorsun, duvar gibisin. Bütün iyilikler bu duvara çarpip tuz buz oluyor. Beni anlaman için sürekli konusuyorum, ama sesim boslukta, aramiza gerdigin buz gibi duvarlara çarpiyor. Ne yaparsam yapayim bir türlü sana ulasamiyorum.
O kadar iteledin ki beni, adimi bile Öteki yaptin. Insan yillardir yan yana çalistigi birine bu kadar uzak olur mu? Duyduklarimda haklilik payi yok degildi, ama içimden nedense ona hak vermek gelmiyordu. Hep kizmak, "Bes para etmezin tekisin!" diye bagirmak istiyordum. Içimde bir agirlik, bir bikkinlik vardi. Kimseyle dost, arkadas, tanis bile olmak istemiyordum. Yorulmustum yasadigim hayatin gerçeklerinden.