Bit pazarindan aldigim, cebinden sentetik uyusturucu çikan kot pantolona okudugum dualar, sonunda ise yaramisti, ama elde ettigim hap miktari satmak için hala yeterli degildi. Su da var ki pantolon çildirmis olmaliydi. Bazen hiç hap üretmiyor, günler sonra tekrar hap vermeye basliyordu. Düzenli üretim yapamadigimiz için satmaya degecek kadar uyusturucu biriktiremiyorduk. Ali de dua okuyordu, ama cünüp gezdigi için okuduklari ise yaramiyordu.
Daha iyi sonuç elde edemiyor olmamizin nedeni, dünyayi Allahin yarattigina, cinlerin de onun kulu olduguna yeteri kadar inanmayisimiz olabilir miydi? Bu isi bizden çok iyi bilen tarikat liderleri vardi. Acaba onlardan birini bulup, uyusturucu miktarini artiran muska yazdirmayi mi deneseydik? 'Parasi neyse çalisir öderiz' diye düsünüyordum. Bu konudaki düsüncemi ifade etmem üzerine Ali, - Iyice saçmaladin, dedi.
Oldu olacak 'uyusturucu siçan pantolonumuz var, daha çok siçsin diye muska yazdiracagiz' de bari, daha anlasilir olur. Yapma dostum. Uyusturucu miktarini artiran dua mi olurmus? Bir duyan olsa kiçiyla güler su dedigine. Ali'nin dalga geçiyor olmasi umurumda degildi. Ne demek istedigimden emin, - Neden olmasin, dedim. Meleklere müracaat etmiyoruz ya... Pek çoklari gibi cinlerle irtibat kurmaya çalisiyoruz.- Kurdugumuz irtibat simdilik yeterli bana sorarsan.
Yahu akil var, yakin var. Duyanlar, sormaz mi, 'para miktarini artirmak için muska yazdirmak varken, uyusturucu miktarini artiran muska yazdirmak nasil bir akil?' diye. Kizgin bir sesle, - Baskasi sorabilir ama sen sorma, dedim. Baskasi nasil bir pantolon buldugumuzu bilmiyor. Para üretmiyor, uyusturucu üretiyor bu pantolon. Daha çok üretime ihtiyacimiz var. Bu kadar hapla piyasaya çikamayiz. Bir defada yüksek miktarda para kazanacaksak daha çok üretim yaptirmamiz gerek. Bir süre konusmadan yere bakan Ali, - Birden çok kazanamayacaksak, az kazanalim.
Ufaktan baslasak daha iyi degil mi? dedi. Birden zengin olamayacagimiz belli ama bundan sonra parasiz kalmayacagimiz kesin. Söylenenleri önemsemeyip baska ne yapabiliriz diye düsünürken Ali panikle, - Telefonumu gördün mü? Bulamiyorum, dedi. Sakin olmasina çalisirken, - Nasil bulamiyorsun? diye sordum. Soruyla birlikte hayal dünyasinda oldugumu fark ettim. 'Böyle hayal mi olur?' diye düsünürken kapi büyüklügündeki duvara yasli bir telefonun önünde durdugumuzu fark ettim.
Ali saskinlik içinde telefona bakiyordu. Rüyada olup olmadigimizi düsünürken telefonun kapali ekraninda yesile boyali bir kapi belirdi. Kapinin üzerindeki afis büyüklügündeki kâgitta sunlar yaziyordu: "Üç Harflileri Yönetme Egitimi Kursu. Üç harflileri yönetmeyi istemez misiniz? Egitim bakanligindan onayli, manevi danismanlarimizdan H'nin verdigi kursa katilarak istediginiz büyüyü rahatlikla yapabilirsiniz.
Kayitlarimiz baslamistir." Tanidik gelen bu ifadeler karsisinda saskinligimiz bir kat daha artti. Benzer kurslar oldugunu biliyorduk, ama bu kadari olacak sey degildi.
Bit pazarindan aldigim, cebinden sentetik uyusturucu çikan kot pantolona okudugum dualar, sonunda ise yaramisti, ama elde ettigim hap miktari satmak için hala yeterli degildi. Su da var ki pantolon çildirmis olmaliydi. Bazen hiç hap üretmiyor, günler sonra tekrar hap vermeye basliyordu. Düzenli üretim yapamadigimiz için satmaya degecek kadar uyusturucu biriktiremiyorduk. Ali de dua okuyordu, ama cünüp gezdigi için okuduklari ise yaramiyordu.
Daha iyi sonuç elde edemiyor olmamizin nedeni, dünyayi Allahin yarattigina, cinlerin de onun kulu olduguna yeteri kadar inanmayisimiz olabilir miydi? Bu isi bizden çok iyi bilen tarikat liderleri vardi. Acaba onlardan birini bulup, uyusturucu miktarini artiran muska yazdirmayi mi deneseydik? 'Parasi neyse çalisir öderiz' diye düsünüyordum. Bu konudaki düsüncemi ifade etmem üzerine Ali, - Iyice saçmaladin, dedi.
Oldu olacak 'uyusturucu siçan pantolonumuz var, daha çok siçsin diye muska yazdiracagiz' de bari, daha anlasilir olur. Yapma dostum. Uyusturucu miktarini artiran dua mi olurmus? Bir duyan olsa kiçiyla güler su dedigine. Ali'nin dalga geçiyor olmasi umurumda degildi. Ne demek istedigimden emin, - Neden olmasin, dedim. Meleklere müracaat etmiyoruz ya... Pek çoklari gibi cinlerle irtibat kurmaya çalisiyoruz.- Kurdugumuz irtibat simdilik yeterli bana sorarsan.
Yahu akil var, yakin var. Duyanlar, sormaz mi, 'para miktarini artirmak için muska yazdirmak varken, uyusturucu miktarini artiran muska yazdirmak nasil bir akil?' diye. Kizgin bir sesle, - Baskasi sorabilir ama sen sorma, dedim. Baskasi nasil bir pantolon buldugumuzu bilmiyor. Para üretmiyor, uyusturucu üretiyor bu pantolon. Daha çok üretime ihtiyacimiz var. Bu kadar hapla piyasaya çikamayiz. Bir defada yüksek miktarda para kazanacaksak daha çok üretim yaptirmamiz gerek. Bir süre konusmadan yere bakan Ali, - Birden çok kazanamayacaksak, az kazanalim.
Ufaktan baslasak daha iyi degil mi? dedi. Birden zengin olamayacagimiz belli ama bundan sonra parasiz kalmayacagimiz kesin. Söylenenleri önemsemeyip baska ne yapabiliriz diye düsünürken Ali panikle, - Telefonumu gördün mü? Bulamiyorum, dedi. Sakin olmasina çalisirken, - Nasil bulamiyorsun? diye sordum. Soruyla birlikte hayal dünyasinda oldugumu fark ettim. 'Böyle hayal mi olur?' diye düsünürken kapi büyüklügündeki duvara yasli bir telefonun önünde durdugumuzu fark ettim.
Ali saskinlik içinde telefona bakiyordu. Rüyada olup olmadigimizi düsünürken telefonun kapali ekraninda yesile boyali bir kapi belirdi. Kapinin üzerindeki afis büyüklügündeki kâgitta sunlar yaziyordu: "Üç Harflileri Yönetme Egitimi Kursu. Üç harflileri yönetmeyi istemez misiniz? Egitim bakanligindan onayli, manevi danismanlarimizdan H'nin verdigi kursa katilarak istediginiz büyüyü rahatlikla yapabilirsiniz.
Kayitlarimiz baslamistir." Tanidik gelen bu ifadeler karsisinda saskinligimiz bir kat daha artti. Benzer kurslar oldugunu biliyorduk, ama bu kadari olacak sey degildi.