Peygamber Efendimiz'in (sav) "Nefsimin yed-i kudreti elinde olan Allah'a yemin ederim" yemininin sirri neydi? Bu eser, Kur'an'da geçen nefsin yedi mertebesini (Emmare'den Kamil'e) ayetler esliginde ele aliyor. Nefis terbiyesinden, vicdanin sesini duymaya, kaderi kabullenme bilincinden ihsan makamina uzanan bu yolculuk, okuyucuyu derin bir tefekküre davet ediyor. Tasavvufun özünü anlasilir kilan bu çalisma, nefis ile mücadelede rehber olmayi hedefliyor.
Bu çalisma, nefsi; kontrol edilmesi ve terbiye edilmesi gereken yabanil bir attan tutun da, atomlardan meleklere uzanan bir varolus bilgisine kadar genis bir perspektifle inceliyor.
Eserde:
Kötülügü emreden Emmare nefisten,
Pismanlik duyan Levvame nefise,
Ilham alan Mülhime'den,
Huzur bulan Mutmainne'ye,
Rabbinden razi olan Raziye ve O'nun razi oldugu Marziye'ye,
Ve nihayet kemale ermis Kamil nefse giden zorlu ve çetrefilli yol haritasi çiziliyor.
Yazar, bu yolculugu sadece teorik bir kavram olarak birakmiyor; oruç, namaz ve helal-haram bilinci gibi Islam'in emirlerini, Nefs-i Mülhime'nin ilhami, Nefs-i Raziye'nin kaderi kabullenmesi ve Nefsi Kamil'in Allah'in isimlerinde kemal bulmasi gibi derin kavramlarla harmanliyor.
Ayetlerin isiginda, Hz. Âdem'den Hz. Musa'ya, Hz. Isa'dan Hz. Muhammed'e (sav) kadar birçok peygamberin kissasindan ilham alarak, nefsin terbiyesi için pratik ve manevi dersler çikariyor.
Kitap, okuyucuyu su temel sorular etrafinda derin bir tefekküre davet ediyor:
Nefsimizin hangi mertebedeyiz?
Vicdanimizin sesini ne kadar duyabiliyoruz?
Basimiza gelen her olayda, Rahman'dan razi olmayi basarabiliyor muyuz?
Hakiki anlamda "Mehdi" ve "Rasid" olmak ne demektir?
Bu eser, tasavvufun derin sularinda kaybolmadan, onu anlasilir kilan, sorgulatan ve en önemlisi "ihsan" makamini, yani Allah'i görüyormusçasina yasama bilincini günlük hayata indirgeyen nadir çalismalardan biridir.
Peygamber Efendimiz'in (sav) "Nefsimin yed-i kudreti elinde olan Allah'a yemin ederim" yemininin sirri neydi? Bu eser, Kur'an'da geçen nefsin yedi mertebesini (Emmare'den Kamil'e) ayetler esliginde ele aliyor. Nefis terbiyesinden, vicdanin sesini duymaya, kaderi kabullenme bilincinden ihsan makamina uzanan bu yolculuk, okuyucuyu derin bir tefekküre davet ediyor. Tasavvufun özünü anlasilir kilan bu çalisma, nefis ile mücadelede rehber olmayi hedefliyor.
Bu çalisma, nefsi; kontrol edilmesi ve terbiye edilmesi gereken yabanil bir attan tutun da, atomlardan meleklere uzanan bir varolus bilgisine kadar genis bir perspektifle inceliyor.
Eserde:
Kötülügü emreden Emmare nefisten,
Pismanlik duyan Levvame nefise,
Ilham alan Mülhime'den,
Huzur bulan Mutmainne'ye,
Rabbinden razi olan Raziye ve O'nun razi oldugu Marziye'ye,
Ve nihayet kemale ermis Kamil nefse giden zorlu ve çetrefilli yol haritasi çiziliyor.
Yazar, bu yolculugu sadece teorik bir kavram olarak birakmiyor; oruç, namaz ve helal-haram bilinci gibi Islam'in emirlerini, Nefs-i Mülhime'nin ilhami, Nefs-i Raziye'nin kaderi kabullenmesi ve Nefsi Kamil'in Allah'in isimlerinde kemal bulmasi gibi derin kavramlarla harmanliyor.
Ayetlerin isiginda, Hz. Âdem'den Hz. Musa'ya, Hz. Isa'dan Hz. Muhammed'e (sav) kadar birçok peygamberin kissasindan ilham alarak, nefsin terbiyesi için pratik ve manevi dersler çikariyor.
Kitap, okuyucuyu su temel sorular etrafinda derin bir tefekküre davet ediyor:
Nefsimizin hangi mertebedeyiz?
Vicdanimizin sesini ne kadar duyabiliyoruz?
Basimiza gelen her olayda, Rahman'dan razi olmayi basarabiliyor muyuz?
Hakiki anlamda "Mehdi" ve "Rasid" olmak ne demektir?
Bu eser, tasavvufun derin sularinda kaybolmadan, onu anlasilir kilan, sorgulatan ve en önemlisi "ihsan" makamini, yani Allah'i görüyormusçasina yasama bilincini günlük hayata indirgeyen nadir çalismalardan biridir.