Insanoglu, yaratilisi geregi zayif, unutkan ve yardima muhtaçtir.
Hayatin kosusturmacasi içinde bazen dünyevi endiseler bizi
öylesine sarar ki, asil varlik sebebimizi, ruhumuzun gidasini ve
Yaraticimizla olan bagimizi göz ardi edebiliriz. Iste tam bu
noktada Yüce Rabbimizin bize lütfettigi en büyük iki nimet
devreye girer: Dua ve Zikir.
Dua, kulun, acizligini ve ihtiyacini itiraf ederek Allah'a
yönelmesi, O'ndan yardim istemesi ve O'na siginmasidir.
Dua,
ibadetin özüdür; imanin pratige dökülmüs halidir. Bir hadis-i
serifte buyuruldugu üzere:
"Dua, ibadetin ta kendisidir."
(Tirmizî). Dua eden kul, yalniz olmadigini bilir; zira Rabbi her an
onu isitir, görür ve icabet eder. Kur'an-i Kerim'de Allah Teâlâ
söyle buyurur:
"Bana dua edin, size icabet edeyim." (Mü'min,
60). Bu ilahi vaat, Müslüman için en büyük teselli ve güven
kaynagidir.
Zikir ise, kalbin ve dilin Allah'i anmasi, O'nun yüceligini, birligini
ve büyüklügünü tekrarlamasidir.
Zikir, ruhun pasini temizleyen
bir ciladir. Nitekim bir ayet-i kerimede:
"Iyi bilin ki, kalpler ancak
Allah'in zikriyle huzur bulur." (Rad, 28) buyurularak, zikrin insan
psikolojisi ve maneviyati üzerindeki derin etkisine dikkat
çekilmistir. Zikir, sadece dilin bir hareketi degil, kalbin Allah'a
baglanmasi, O'nun huzurunda oldugunun suuruna varmasidir.
Iste bu mübarek eser, "Günlük Hayatta Okunabilecek Dua
ve Zikirler Demeti", iste bu anlayisla hazirlanmistir.
Günlük
yasamin içinde, sadece özel günlerde degil, her daim
basvurabilecegimiz, sadelikle ve samimiyetle okuyabilecegimiz
dualari ve zikirleri bir araya getirme gayretiyle ortaya çikmistir.
Insanoglu, yaratilisi geregi zayif, unutkan ve yardima muhtaçtir.
Hayatin kosusturmacasi içinde bazen dünyevi endiseler bizi
öylesine sarar ki, asil varlik sebebimizi, ruhumuzun gidasini ve
Yaraticimizla olan bagimizi göz ardi edebiliriz. Iste tam bu
noktada Yüce Rabbimizin bize lütfettigi en büyük iki nimet
devreye girer: Dua ve Zikir.
Dua, kulun, acizligini ve ihtiyacini itiraf ederek Allah'a
yönelmesi, O'ndan yardim istemesi ve O'na siginmasidir.
Dua,
ibadetin özüdür; imanin pratige dökülmüs halidir. Bir hadis-i
serifte buyuruldugu üzere:
"Dua, ibadetin ta kendisidir."
(Tirmizî). Dua eden kul, yalniz olmadigini bilir; zira Rabbi her an
onu isitir, görür ve icabet eder. Kur'an-i Kerim'de Allah Teâlâ
söyle buyurur:
"Bana dua edin, size icabet edeyim." (Mü'min,
60). Bu ilahi vaat, Müslüman için en büyük teselli ve güven
kaynagidir.
Zikir ise, kalbin ve dilin Allah'i anmasi, O'nun yüceligini, birligini
ve büyüklügünü tekrarlamasidir.
Zikir, ruhun pasini temizleyen
bir ciladir. Nitekim bir ayet-i kerimede:
"Iyi bilin ki, kalpler ancak
Allah'in zikriyle huzur bulur." (Rad, 28) buyurularak, zikrin insan
psikolojisi ve maneviyati üzerindeki derin etkisine dikkat
çekilmistir. Zikir, sadece dilin bir hareketi degil, kalbin Allah'a
baglanmasi, O'nun huzurunda oldugunun suuruna varmasidir.
Iste bu mübarek eser, "Günlük Hayatta Okunabilecek Dua
ve Zikirler Demeti", iste bu anlayisla hazirlanmistir.
Günlük
yasamin içinde, sadece özel günlerde degil, her daim
basvurabilecegimiz, sadelikle ve samimiyetle okuyabilecegimiz
dualari ve zikirleri bir araya getirme gayretiyle ortaya çikmistir.