Hüzüntü

Par : Ali Akkız
Offrir maintenant
Ou planifier dans votre panier
Disponible dans votre compte client Decitre ou Furet du Nord dès validation de votre commande. Le format ePub est :
  • Compatible avec une lecture sur My Vivlio (smartphone, tablette, ordinateur)
  • Compatible avec une lecture sur liseuses Vivlio
  • Pour les liseuses autres que Vivlio, vous devez utiliser le logiciel Adobe Digital Edition. Non compatible avec la lecture sur les liseuses Kindle, Remarkable et Sony
Logo Vivlio, qui est-ce ?

Notre partenaire de plateforme de lecture numérique où vous retrouverez l'ensemble de vos ebooks gratuitement

Pour en savoir plus sur nos ebooks, consultez notre aide en ligne ici
C'est si simple ! Lisez votre ebook avec l'app Vivlio sur votre tablette, mobile ou ordinateur :
Google PlayApp Store
  • FormatePub
  • ISBN978-0-463-68263-0
  • EAN9780463682630
  • Date de parution27/12/2022
  • Protection num.pas de protection
  • Infos supplémentairesepub
  • ÉditeurBluewater

Résumé

Dedemin babasi Çukurova çapinda bir alim ve sairmis. Geriye üç eser birakmis. Birisi Türkçe kelimelerin yanlis kullanimiyla ilgili manzum bir esermis. Ogullarindan biri kitap olarak bastirmak için Ankara'ya götürmek istemis. Eserleri, yolda kaldigi bir konakta unutmus. Sonra haber salmis, "O kitaplari o konaktan alip gönderin, bastiralim." demis. Dedem "Kitaplari bulamadik." diye içi gider, hayiflanirdi.
Zihninde kaldigi kadariyla bize manzum eserden örnekler aktarirdi:Igneye diken de dikene batanKazmaya kazan de, kazana kizanYani igne dikme görevi gördügü için olsa olsa diken olabilir. Diken de dikmez, ancak batar; o yüzden batan demek daha dogru olur. Kazma dedigimiz sey de kazar; o yüzden kazan demek daha dogrudur. Kazana da isinan anlaminda kizan denmeli.Ilave olarak "Deme kallanbura kalbur" kismini hatirliyordu; kalburun asli kallanburmus.
Bir de hikmetli bir siirini aktarirdi rahmetli dedem:Oku yaz, kis yaz, vaktin geçirmeCehalet hamrini ömre içirmeSeni aldatmasin batil göresekUyarsan ya olun merkep ya bir sekSonra bilemeyecegimiz kelimelerin anlamlarini verirdi: "Hamr, sarhosluk veren sey; göresek, moda; sek de köpek demek. Cehaleti içkiye benzetiyor." derdi. O yüzden benim siirle ilk temasim dedem sayesindedir. Muhabbetlerinde mutlaka Akif'ten, Ziya Pasa'dan, daha bir sürü sairden beyitler okurdu.
Ortaokulu okumak için gurbete gidince annemle tek muhabere aracim mektuptu. Mektup yazarken bir kaç da siir yazdigimi hatirliyorum. Mesela ilk siirim söyleydi:Oh ne hosOraya buraya kosKisin çuval bosOrtaokulda sehir çapindaki siir yarismasinda ikinci olmustum da 29 Ekim resepsiyonunda gece saat 11.00'de Scrics marka kalem hediye etmislerdi. O günden bu tarafa tükenmez kalemlerim hep Scrics oldu. Edebiyat hocalarimiz bizi siir yazmaya tesvik ettiler.
Ben kendime siir defteri bile tuttum. Genelde kahramanlik ve çile siirleriydi. Belki de Necip Fazil'dan etkilenmistim. Cografya hocamiz bir gün elimde resimlenmis siir defterimi görünce, "Getir bir bakayim." deyip istemisti. Biraz da çekinerek vermistim. Söyle bir göz gezdirmis, "Hmm! Bu yasta bu çile!" demisti. Bense siiri çilenin dile getirilisi olarak algiliyordum. Okudugum siirler hep o yöndeydi.
Fethullah Gülen Hocaefendi'nin siirleriyle o dönemde karsilastim. Onu taklit etmeye çalistigim da oldu. Bir edebiyat dersi esnasinda kar yagmaya baslayinca hocamiz: "Hislerinizi siirle ifade edin." demisti. Ben de oturup hiç kimseye okumadigim bir "Kar" siiri yazmistim. Sonra o 'Kar' siirini Türkiye Çocuk Dergisi'nin açtigi bir yarismaya komsumuzun çocugunun adiyla göndermistim. Dereceye girdi.Üniversitede sikici derslerde, hep yarim kalmis siirlerim oldu.
Onlari belki yirmi yil sonra tamamlayabildim. Sizinti Dergisi'ne gönderdigim 'zaman'la ilgili bir siir çikinca dünyalar benim olmustu. Ama devam etmedim.Siire uzun süre ara verdim. Ilk çocugum dünyaya gelince ona hosamedi olsun diye siirler yazdim. Ikinci ogluma da 'ona yazdin, bana yazmadin' olmasin diye siirler yazdim. En son kizima da bir siir yazdim. WhatsApp gruplari ve Zoom hayatimiza girdikten sonra çesitli gruplara dahil oldum.
Birisi de edebiyatçi sair GÖKMENZÂDE'nin Crab Publishing çatisi altinda verdigi "KALEMIN DILI SIIR AKADEMISI" dersleriydi."Her siir bir misrai için okunur." derler. Ben hep o misrai yazmaya çalistim. Siirlerimin Necip Fazil'in benzetmesiyle 'keçiboynuzu' gibi degil bal kivaminda olmasini istedim. Yüregimin hopladigi anlari yazdim. Kendim için yazdim, belki baskalarinin hislerine de tercüman olmusumdur diye paylasmak istedim.Siir, hep kalbimin bir yaninda, sicacik duran bir seydi.
Neticede onun dersleri ve tesvikleri sayesinde siir duygum ikinci baharina uyandi. Onun tesvikleri olmasa belki de bu kitap vücuda gelmeyecek, dedemin babasi, adasim Akkiz Ali Efendi'nin eserlerinin akibetine ugrayacakti. Hem de bu çagda. Ali Akkiz
He was born in 1970 in Mersin, Turkey. He finished primary school in his village. He studied secondary school and high school in Alasehir, and completed the last year of high school in Mersin. The reason for choosing Çukurova University, Faculty of Economics was that the medium language was English. As soon as he graduated, he worked as an "English and Economics" teacher in Bashkortostan. He compiled the 9 years he spent in Bashkortostan in "Kayip Hilalin Pesinde-In Pursuit of the Lost Crescent".
Between 2003-2013, he held various administrative positions in New Delhi, India. He compiled these 10 years in the book "Hindistan Kendini Yavastan Sevdirir - India Lets You Love Her Slowly". He has been compiling the memories he lived during his administrative duties in Tanzania, where he lived for the last seven years, under the name of "Tanzania Notes". He has three lovely children, one European (Russia), the other Asian (India) and the last African (Tanzania).
He likes history, literature and writing. He is ready to go anywhere in the world with his beloved wife. He categorizes the countries into two: "Fig grown countries and others".*1970'te Mersin'de dünyaya geldi. Ilkokulu köyünde bitirdi. Ortaokul ve liseyi Alasehir'de okudu, lise son sinifi Mersin'de tamamladi. Çukurova Üniversitesi Iktisat fakültesini tercih sebebi, egitimin Ingilizce olmasiydi. Mezun olur olmaz Baskurdistan'da "Ingilizce ve Ekonomi" ögretmeni olarak görev yapti.
Baskurdistan'da geçirdigi 9 yili "Kayip Hilalin Pesinde" adli eserde derledi. 2003-2013 yillari arasinda Hindistan Yeni Delhi'de çesitli idari görevlerde bulundu. Bu 10 yili "Hindistan Kendini Yavastan Sevdirir" adli kitapta derledi. Son yedi yildir yasadigi Tanzanya'da idari görevleri esnasinda yasadigi hatiralari "Tanzanya Notlari" adi altinda derlemekte. Biri Avrupali (Rusya), digeri Asyali (Hindistan) ve sonuncusu Afrikali (Tanzanya) olmak üzere üç sevimli çocuk babasi.
Tarihi, edebiyati, yazmayi sever. Sevgili esiyle dünyanin her yerine gitmeye razi. Ülkeleri "Incir yetisen ve yetismeyen" diye iki kategoriye ayirir.
Göğe En Yakın Şehirde
Ali Akkız
E-book
3,99 €
Swahili Hikayeleri
Ali Akkız
E-book
3,99 €
Hatırat-ı Hindistan 2
Ali Akkız
E-book
4,49 €
Hakuna Matata
Hakuna Matata
Ali Akkız
E-book
4,49 €
Kiddish
Kiddish
Ali Akkız
E-book
4,49 €
Çocukça
Çocukça
Ali Akkız, Tenere
E-book
4,49 €
Hatırat-ı Hindistan
Hatırat-ı Hindistan
Ali Akkız
E-book
4,49 €