OFFRE LISEUSES
Une liseuse achetée = une housse offerte* jusqu'au 21 juin
- Accueil /
- Ali Akkız
Ali Akkız

Dernière sortie
Göğe En Yakın Şehirde
Genelde ben annemi arardim. Bu kez baktim annem beni ariyordu. Acil bir durum olmazsa aramazdi. Açtim, "Haccimiz çikti. Hacca gidiyoruz. Çabuk gel." dedi. Bes yildir kuranin bize de çikmasini bekliyorduk. Nihayet gidebilecektik. Hindistan'daydim. Hemen islerimi ayarladim, tanidiklara 'Allaha ismarladik!' demek için ziyaretlerime basladim. Simdi sevmesin (Ölüler hakkinda söylenen bir deyim. Ölü severse ölürmüs inanisi var.
Bizim oralara ait bir deyim.), rahmetli Azhar Sahab onlardan birisiydi. Hacca gidecegimi duyunca çok mutlu oldu."Hindistan'da bir gelenek vardir. Eli kalem tutanlar hacca gittiklerinde günlük tutarlar. Döndüklerinde de yayimlarlar. O yüzden epey miktar hac günlügü kitaplari vardir. Hem hatiradir hem de yeni gideceklere rehberlik hizmetidir. Sana tavsiyem, sen de günlük tut. Sen yazmayi seviyorsun.
Kalem erbabisin." diye tavsiyede bulundu ve iltifat etti. Bunu yapacagima söz verdim. Unutmamis, takip etmis, hacdan döndügümde ziyaret ederken yazip yazmadigimi sordu. Yazdigimi söyledim."Iki kapak arasina ne zaman girer bilmiyorum." dedim."Önemli olan yazmandi. Bir gün gelir o da olur." dedi dudaginda tatli bir tebessümle. Kaybolmasin, kaydolsun diye hac esnasinda üsenmedim, tuttugum günlükleri gün gün otele yakin bir kafeden www.blogcu.com sitesinden paylastim.
Her gün günlükle beraber fotograf da paylasiyordum. Ilgili yakin dostlarimiz bizim haccimizi oradan takip edebiliyordu. Mekke ve Medine'den gün gün notlari paylasmis oldum. Ara sira siteye girip eski günleri yad ettigim de oluyordu. Bir gün korkunç bir sey oldu: Site kapandi. Haliyle tuttugum o kadar günlük kaybolmus oldu. Keske dedim, yabanci bir blog sitesinde kaydetmis olsaydim. Türkiye'de hiç bir seye güven olmazdi.
Kendi kendime çok kahirlandim. Onca çalismalarim -baska notlar, hikayeler, tercümeler- da vardi. Bilgisayarci arkadaslarimdan internetten daha önce yayinda olan malzemeleri nasil çekecegimi sordum. Kimse yardimci olamadi. En son bir kuzenim blogcu sitesinin sirket bilgilerine ulasmami, onlara yazmami tavsiye etti. "Onlar arsivlerinde tutuyordur." dedi. Neden aklima gelmedi ki dedim ve sirkete yazdim.
Ertesi günü bütün malzeme mailde ek dosya olarak geldi. Dünyalar benim oldu. Bu dünyalardan birini daha sizinle paylasmanin sevincini yasiyorum. Kim bilir belki hacca gidecek birilerine rehber olur, onun hacda islerini kolaylastirir. Belki de Hindistan'da yaygin olan günlük tutma isi bu eserle Türkiye'de de yayginlasir, bir güzellige sebep olur.Notlar 15 yil sonra yeni okuyuculariyla bulusuyor. Bu elektronik kitabi çok sevgili anneme, Hasan amcanin esi Havana yengeme ve arkadasim Said Can'in babasi Ahmet amcaya ithaf ediyorum.
Ali Akkiz
Bizim oralara ait bir deyim.), rahmetli Azhar Sahab onlardan birisiydi. Hacca gidecegimi duyunca çok mutlu oldu."Hindistan'da bir gelenek vardir. Eli kalem tutanlar hacca gittiklerinde günlük tutarlar. Döndüklerinde de yayimlarlar. O yüzden epey miktar hac günlügü kitaplari vardir. Hem hatiradir hem de yeni gideceklere rehberlik hizmetidir. Sana tavsiyem, sen de günlük tut. Sen yazmayi seviyorsun.
Kalem erbabisin." diye tavsiyede bulundu ve iltifat etti. Bunu yapacagima söz verdim. Unutmamis, takip etmis, hacdan döndügümde ziyaret ederken yazip yazmadigimi sordu. Yazdigimi söyledim."Iki kapak arasina ne zaman girer bilmiyorum." dedim."Önemli olan yazmandi. Bir gün gelir o da olur." dedi dudaginda tatli bir tebessümle. Kaybolmasin, kaydolsun diye hac esnasinda üsenmedim, tuttugum günlükleri gün gün otele yakin bir kafeden www.blogcu.com sitesinden paylastim.
Her gün günlükle beraber fotograf da paylasiyordum. Ilgili yakin dostlarimiz bizim haccimizi oradan takip edebiliyordu. Mekke ve Medine'den gün gün notlari paylasmis oldum. Ara sira siteye girip eski günleri yad ettigim de oluyordu. Bir gün korkunç bir sey oldu: Site kapandi. Haliyle tuttugum o kadar günlük kaybolmus oldu. Keske dedim, yabanci bir blog sitesinde kaydetmis olsaydim. Türkiye'de hiç bir seye güven olmazdi.
Kendi kendime çok kahirlandim. Onca çalismalarim -baska notlar, hikayeler, tercümeler- da vardi. Bilgisayarci arkadaslarimdan internetten daha önce yayinda olan malzemeleri nasil çekecegimi sordum. Kimse yardimci olamadi. En son bir kuzenim blogcu sitesinin sirket bilgilerine ulasmami, onlara yazmami tavsiye etti. "Onlar arsivlerinde tutuyordur." dedi. Neden aklima gelmedi ki dedim ve sirkete yazdim.
Ertesi günü bütün malzeme mailde ek dosya olarak geldi. Dünyalar benim oldu. Bu dünyalardan birini daha sizinle paylasmanin sevincini yasiyorum. Kim bilir belki hacca gidecek birilerine rehber olur, onun hacda islerini kolaylastirir. Belki de Hindistan'da yaygin olan günlük tutma isi bu eserle Türkiye'de de yayginlasir, bir güzellige sebep olur.Notlar 15 yil sonra yeni okuyuculariyla bulusuyor. Bu elektronik kitabi çok sevgili anneme, Hasan amcanin esi Havana yengeme ve arkadasim Said Can'in babasi Ahmet amcaya ithaf ediyorum.
Ali Akkiz
Genelde ben annemi arardim. Bu kez baktim annem beni ariyordu. Acil bir durum olmazsa aramazdi. Açtim, "Haccimiz çikti. Hacca gidiyoruz. Çabuk gel." dedi. Bes yildir kuranin bize de çikmasini bekliyorduk. Nihayet gidebilecektik. Hindistan'daydim. Hemen islerimi ayarladim, tanidiklara 'Allaha ismarladik!' demek için ziyaretlerime basladim. Simdi sevmesin (Ölüler hakkinda söylenen bir deyim. Ölü severse ölürmüs inanisi var.
Bizim oralara ait bir deyim.), rahmetli Azhar Sahab onlardan birisiydi. Hacca gidecegimi duyunca çok mutlu oldu."Hindistan'da bir gelenek vardir. Eli kalem tutanlar hacca gittiklerinde günlük tutarlar. Döndüklerinde de yayimlarlar. O yüzden epey miktar hac günlügü kitaplari vardir. Hem hatiradir hem de yeni gideceklere rehberlik hizmetidir. Sana tavsiyem, sen de günlük tut. Sen yazmayi seviyorsun.
Kalem erbabisin." diye tavsiyede bulundu ve iltifat etti. Bunu yapacagima söz verdim. Unutmamis, takip etmis, hacdan döndügümde ziyaret ederken yazip yazmadigimi sordu. Yazdigimi söyledim."Iki kapak arasina ne zaman girer bilmiyorum." dedim."Önemli olan yazmandi. Bir gün gelir o da olur." dedi dudaginda tatli bir tebessümle. Kaybolmasin, kaydolsun diye hac esnasinda üsenmedim, tuttugum günlükleri gün gün otele yakin bir kafeden www.blogcu.com sitesinden paylastim.
Her gün günlükle beraber fotograf da paylasiyordum. Ilgili yakin dostlarimiz bizim haccimizi oradan takip edebiliyordu. Mekke ve Medine'den gün gün notlari paylasmis oldum. Ara sira siteye girip eski günleri yad ettigim de oluyordu. Bir gün korkunç bir sey oldu: Site kapandi. Haliyle tuttugum o kadar günlük kaybolmus oldu. Keske dedim, yabanci bir blog sitesinde kaydetmis olsaydim. Türkiye'de hiç bir seye güven olmazdi.
Kendi kendime çok kahirlandim. Onca çalismalarim -baska notlar, hikayeler, tercümeler- da vardi. Bilgisayarci arkadaslarimdan internetten daha önce yayinda olan malzemeleri nasil çekecegimi sordum. Kimse yardimci olamadi. En son bir kuzenim blogcu sitesinin sirket bilgilerine ulasmami, onlara yazmami tavsiye etti. "Onlar arsivlerinde tutuyordur." dedi. Neden aklima gelmedi ki dedim ve sirkete yazdim.
Ertesi günü bütün malzeme mailde ek dosya olarak geldi. Dünyalar benim oldu. Bu dünyalardan birini daha sizinle paylasmanin sevincini yasiyorum. Kim bilir belki hacca gidecek birilerine rehber olur, onun hacda islerini kolaylastirir. Belki de Hindistan'da yaygin olan günlük tutma isi bu eserle Türkiye'de de yayginlasir, bir güzellige sebep olur.Notlar 15 yil sonra yeni okuyuculariyla bulusuyor. Bu elektronik kitabi çok sevgili anneme, Hasan amcanin esi Havana yengeme ve arkadasim Said Can'in babasi Ahmet amcaya ithaf ediyorum.
Ali Akkiz
Bizim oralara ait bir deyim.), rahmetli Azhar Sahab onlardan birisiydi. Hacca gidecegimi duyunca çok mutlu oldu."Hindistan'da bir gelenek vardir. Eli kalem tutanlar hacca gittiklerinde günlük tutarlar. Döndüklerinde de yayimlarlar. O yüzden epey miktar hac günlügü kitaplari vardir. Hem hatiradir hem de yeni gideceklere rehberlik hizmetidir. Sana tavsiyem, sen de günlük tut. Sen yazmayi seviyorsun.
Kalem erbabisin." diye tavsiyede bulundu ve iltifat etti. Bunu yapacagima söz verdim. Unutmamis, takip etmis, hacdan döndügümde ziyaret ederken yazip yazmadigimi sordu. Yazdigimi söyledim."Iki kapak arasina ne zaman girer bilmiyorum." dedim."Önemli olan yazmandi. Bir gün gelir o da olur." dedi dudaginda tatli bir tebessümle. Kaybolmasin, kaydolsun diye hac esnasinda üsenmedim, tuttugum günlükleri gün gün otele yakin bir kafeden www.blogcu.com sitesinden paylastim.
Her gün günlükle beraber fotograf da paylasiyordum. Ilgili yakin dostlarimiz bizim haccimizi oradan takip edebiliyordu. Mekke ve Medine'den gün gün notlari paylasmis oldum. Ara sira siteye girip eski günleri yad ettigim de oluyordu. Bir gün korkunç bir sey oldu: Site kapandi. Haliyle tuttugum o kadar günlük kaybolmus oldu. Keske dedim, yabanci bir blog sitesinde kaydetmis olsaydim. Türkiye'de hiç bir seye güven olmazdi.
Kendi kendime çok kahirlandim. Onca çalismalarim -baska notlar, hikayeler, tercümeler- da vardi. Bilgisayarci arkadaslarimdan internetten daha önce yayinda olan malzemeleri nasil çekecegimi sordum. Kimse yardimci olamadi. En son bir kuzenim blogcu sitesinin sirket bilgilerine ulasmami, onlara yazmami tavsiye etti. "Onlar arsivlerinde tutuyordur." dedi. Neden aklima gelmedi ki dedim ve sirkete yazdim.
Ertesi günü bütün malzeme mailde ek dosya olarak geldi. Dünyalar benim oldu. Bu dünyalardan birini daha sizinle paylasmanin sevincini yasiyorum. Kim bilir belki hacca gidecek birilerine rehber olur, onun hacda islerini kolaylastirir. Belki de Hindistan'da yaygin olan günlük tutma isi bu eserle Türkiye'de de yayginlasir, bir güzellige sebep olur.Notlar 15 yil sonra yeni okuyuculariyla bulusuyor. Bu elektronik kitabi çok sevgili anneme, Hasan amcanin esi Havana yengeme ve arkadasim Said Can'in babasi Ahmet amcaya ithaf ediyorum.
Ali Akkiz
Les livres de Ali Akkız

3,99 €

4,49 €

4,49 €

4,49 €

4,49 €

4,49 €

4,49 €

4,49 €
