Foucault'nun 1980 yilinda yazdigi "Güç ve Bilgi" kitabinda "Episteme", neyin bilimsel nitelikte siniflandirilip siniflandirilamayacaginin ayrimini olasi kilan araçtir. Episteme Uzay Gemisi Projesi'nde biyoloji bilimi hem bir temel, hem de bir degerdir. Amaç uzayda sürdürülebilir bir yasamin üç temel problemi olan radyasyon, yerçekimi ve enerji sorunlarina bütüncül bir yaklasim gelistirmek ve Dünya'daki sürdürülebilir hayati uzayda ve baska gezegenlerde, ayni kalitede sürdürülebilir kilmaktir.
Projede önerilen üç deney sayesinde, paydasi simbiyoz (ortak yasam) ve algoritmasi DNA olan bir simülasyonu mikrodan makroya kurmak mümkün olabilir. Moleküler Tarihçilik DNA'yi, geçmisi, simdiyi ve gelecegi, yani tarihi olan, temel bir moleküler yapitasi olarak kabul eder. DNA, canliligi "gelecek hareket", yani "can ve canlinin hayati" olarak büyük bir fiziksel verimlilikle yönlendirir. Aslinda canlilik, evrendeki her bir atomun dönüsebilecegi, dönüstürülebilecegi ve varligina hizmet edecegi bir potansiyeldir.
Her canliyi bir olay alani olarak görebilir ve her canlinin bireysel bir zaman ve yasam gerçekliginden bahsedebiliriz. Hatta atomun potansiyeli olarak "canlilik" düsüncesi ile evrensel bir canlilik zamanini düsünebiliriz. Yasamin coskun bir sekilde yer aldigi dünyamizi, Greenwich gibi bir sifir meridyeni olarak alabilir ve canli evrenin saatini buradan kurgulamaya baslayabiliriz. Hedef evrensel bir canli tanimini karbon bazli canlidan öteye tasimak, canlinin canliligini her açidan tespit edip, DNA kökenli anlayabilmektir.
Cansiz madde ve makinenin, canliliga ve kalitesine etkileri açisindan degerlendirilebilmesi de amaçlanmaktadir. Moleküler Tarihçilik evrensel bir canlilik zamaninin felsefesi, Episteme Uzay Gemisi Projesi ise bu canlilik alaninin evrensel bir simbiyoz çemberi içinde, bilimsel olarak tespitinin bir yoludur.
Foucault'nun 1980 yilinda yazdigi "Güç ve Bilgi" kitabinda "Episteme", neyin bilimsel nitelikte siniflandirilip siniflandirilamayacaginin ayrimini olasi kilan araçtir. Episteme Uzay Gemisi Projesi'nde biyoloji bilimi hem bir temel, hem de bir degerdir. Amaç uzayda sürdürülebilir bir yasamin üç temel problemi olan radyasyon, yerçekimi ve enerji sorunlarina bütüncül bir yaklasim gelistirmek ve Dünya'daki sürdürülebilir hayati uzayda ve baska gezegenlerde, ayni kalitede sürdürülebilir kilmaktir.
Projede önerilen üç deney sayesinde, paydasi simbiyoz (ortak yasam) ve algoritmasi DNA olan bir simülasyonu mikrodan makroya kurmak mümkün olabilir. Moleküler Tarihçilik DNA'yi, geçmisi, simdiyi ve gelecegi, yani tarihi olan, temel bir moleküler yapitasi olarak kabul eder. DNA, canliligi "gelecek hareket", yani "can ve canlinin hayati" olarak büyük bir fiziksel verimlilikle yönlendirir. Aslinda canlilik, evrendeki her bir atomun dönüsebilecegi, dönüstürülebilecegi ve varligina hizmet edecegi bir potansiyeldir.
Her canliyi bir olay alani olarak görebilir ve her canlinin bireysel bir zaman ve yasam gerçekliginden bahsedebiliriz. Hatta atomun potansiyeli olarak "canlilik" düsüncesi ile evrensel bir canlilik zamanini düsünebiliriz. Yasamin coskun bir sekilde yer aldigi dünyamizi, Greenwich gibi bir sifir meridyeni olarak alabilir ve canli evrenin saatini buradan kurgulamaya baslayabiliriz. Hedef evrensel bir canli tanimini karbon bazli canlidan öteye tasimak, canlinin canliligini her açidan tespit edip, DNA kökenli anlayabilmektir.
Cansiz madde ve makinenin, canliliga ve kalitesine etkileri açisindan degerlendirilebilmesi de amaçlanmaktadir. Moleküler Tarihçilik evrensel bir canlilik zamaninin felsefesi, Episteme Uzay Gemisi Projesi ise bu canlilik alaninin evrensel bir simbiyoz çemberi içinde, bilimsel olarak tespitinin bir yoludur.