OFFRE LISEUSES
Une liseuse achetée = une housse offerte* jusqu'au 21 juin
- Accueil /
- Toros Ataman
Toros Ataman

Dernière sortie
Sherlock Holmes - Geleceğin Gölgesinde
Sherlock Holmes hiç bu kadar yalniz olmamisti. Ve hiç bu kadar insanligin son umudu olmamisti. Londra, 1895. Baker Street 221B'nin önüne bir sabah birakilan gizemli bir koli, ünlü dedektif Sherlock Holmes ve sadik dostu Dr. Watson'in hayatini sonsuza dek degistirir. Içinden çikan mektup, yüz elli yil sonrasindan, 2050 yilindan gelen bir yardim çigligidir. Dünya nüfusu 30 milyari asmis, teknoloji insanligin hayal bile edemeyecegi boyutlara ulasmistir.
Uçan arabalar, yapay zekâlar, biyonik organlar, hafiza aktarimi. Her sey vardir. Ama iyi teknolojiyle birlikte, karanlik teknoloji de yükselmistir. Faili meçhul cinayetler her geçen gün artmakta, çözülme orani yüzde yedinin altina düsmüstür. Çünkü 2050'nin polisleri, teknolojiye o kadar bagimli hale gelmistir ki, eski usul dedektifligi unutmuslardir. Kanit toplarlar ama yorumlayamazlar. Veri analiz ederler ama anlamlandiramazlar.
Gözlem yapmayi, ipuçlarini birlestirmeyi, insan dogasini okumayi unutmuslardir. Yapay zekâlari vardir ama hiçbiri Sherlock Holmes'ün beyninin yerini tutamamaktadir.Istanbul Emniyeti'nden Amir Yasin Günes ve ortagi Taner Alparslan, çaresizlik içinde bir zaman makinesi gelistirir ve geçmise, tüm zamanlarin en büyük dedektifini getirtmeye karar verir. Holmes ve Watson, talimatlari harfiyen uygulayarak cihaza biner.
Ancak beklenmedik bir kaza, onlari planlanan noktadan farkli bir yere, Kadiköy Meydani'na, insanlarin içine isinlar. Ofis esyalariyla birlikte meydanda beliren iki Viktoryen centilmen, bit pazari saticisi sanilir. Kisa sürede kendilerini emniyetin yeralti tesislerinde bulan Holmes ve Watson, 2050'nin dehset verici tablosuyla yüzlesir: Karanlik teknoloji pazarinda zaman yavaslatici spreyler, hafiza silme basliklari, nanobot enjektörleri satilmaktadir.
Katiller neredeyse hiç iz birakmamaktadir. Ve tüm bu karmasanin merkezinde, kuantum fizikçisi Prof. Selin Koç'un çözülemeyen cinayeti vardir. Holmes, her zamanki sogukkanliligiyla eski usul yöntemlerini devreye sokar. Büyüteç, kimya seti, gözlem ve mantik. Ama bu kez düsmani sadece bir katil degildir. Onunla birlikte, yapay zekâ dedektif "Sibyl"in kusurlari, karanlik teknoloji pazarinin acimasiz oyunculari, emniyetin içine sizmis bir örgüt olan "Ag" ve en tehlikelisi, 19.
yüzyildan gelmis gizemli bir kadin olan "Zamanin Anasi" vardir. Teknoloji insani kör ettiginde, gerçegi görmek için en karanlik gölgelerde bile bir isik gerekir. O isik, Sherlock Holmes'ün gözleridir. Zamanin sahibi zaman degil, adalettir. Bu roman, polisiye ve bilim kurgunun kusursuz birlesimi olarak, okuru 1895'in sisli Londra sokaklarindan 2050'nin isil isil ama çürümüs Istanbul'una, oradan bir uzay istasyonuna ve zamanin disinda bir üsse götürüyor.
Dostluk, ihanet, teknolojinin insan ruhu üzerindeki tahribati ve degismeyen tek gerçek: Adaletin her zaman bir yol bulacagi. Sherlock Holmes'ü hiç böyle görmediniz. Ve bir daha asla böyle görmeyeceksiniz.
Uçan arabalar, yapay zekâlar, biyonik organlar, hafiza aktarimi. Her sey vardir. Ama iyi teknolojiyle birlikte, karanlik teknoloji de yükselmistir. Faili meçhul cinayetler her geçen gün artmakta, çözülme orani yüzde yedinin altina düsmüstür. Çünkü 2050'nin polisleri, teknolojiye o kadar bagimli hale gelmistir ki, eski usul dedektifligi unutmuslardir. Kanit toplarlar ama yorumlayamazlar. Veri analiz ederler ama anlamlandiramazlar.
Gözlem yapmayi, ipuçlarini birlestirmeyi, insan dogasini okumayi unutmuslardir. Yapay zekâlari vardir ama hiçbiri Sherlock Holmes'ün beyninin yerini tutamamaktadir.Istanbul Emniyeti'nden Amir Yasin Günes ve ortagi Taner Alparslan, çaresizlik içinde bir zaman makinesi gelistirir ve geçmise, tüm zamanlarin en büyük dedektifini getirtmeye karar verir. Holmes ve Watson, talimatlari harfiyen uygulayarak cihaza biner.
Ancak beklenmedik bir kaza, onlari planlanan noktadan farkli bir yere, Kadiköy Meydani'na, insanlarin içine isinlar. Ofis esyalariyla birlikte meydanda beliren iki Viktoryen centilmen, bit pazari saticisi sanilir. Kisa sürede kendilerini emniyetin yeralti tesislerinde bulan Holmes ve Watson, 2050'nin dehset verici tablosuyla yüzlesir: Karanlik teknoloji pazarinda zaman yavaslatici spreyler, hafiza silme basliklari, nanobot enjektörleri satilmaktadir.
Katiller neredeyse hiç iz birakmamaktadir. Ve tüm bu karmasanin merkezinde, kuantum fizikçisi Prof. Selin Koç'un çözülemeyen cinayeti vardir. Holmes, her zamanki sogukkanliligiyla eski usul yöntemlerini devreye sokar. Büyüteç, kimya seti, gözlem ve mantik. Ama bu kez düsmani sadece bir katil degildir. Onunla birlikte, yapay zekâ dedektif "Sibyl"in kusurlari, karanlik teknoloji pazarinin acimasiz oyunculari, emniyetin içine sizmis bir örgüt olan "Ag" ve en tehlikelisi, 19.
yüzyildan gelmis gizemli bir kadin olan "Zamanin Anasi" vardir. Teknoloji insani kör ettiginde, gerçegi görmek için en karanlik gölgelerde bile bir isik gerekir. O isik, Sherlock Holmes'ün gözleridir. Zamanin sahibi zaman degil, adalettir. Bu roman, polisiye ve bilim kurgunun kusursuz birlesimi olarak, okuru 1895'in sisli Londra sokaklarindan 2050'nin isil isil ama çürümüs Istanbul'una, oradan bir uzay istasyonuna ve zamanin disinda bir üsse götürüyor.
Dostluk, ihanet, teknolojinin insan ruhu üzerindeki tahribati ve degismeyen tek gerçek: Adaletin her zaman bir yol bulacagi. Sherlock Holmes'ü hiç böyle görmediniz. Ve bir daha asla böyle görmeyeceksiniz.
Sherlock Holmes hiç bu kadar yalniz olmamisti. Ve hiç bu kadar insanligin son umudu olmamisti. Londra, 1895. Baker Street 221B'nin önüne bir sabah birakilan gizemli bir koli, ünlü dedektif Sherlock Holmes ve sadik dostu Dr. Watson'in hayatini sonsuza dek degistirir. Içinden çikan mektup, yüz elli yil sonrasindan, 2050 yilindan gelen bir yardim çigligidir. Dünya nüfusu 30 milyari asmis, teknoloji insanligin hayal bile edemeyecegi boyutlara ulasmistir.
Uçan arabalar, yapay zekâlar, biyonik organlar, hafiza aktarimi. Her sey vardir. Ama iyi teknolojiyle birlikte, karanlik teknoloji de yükselmistir. Faili meçhul cinayetler her geçen gün artmakta, çözülme orani yüzde yedinin altina düsmüstür. Çünkü 2050'nin polisleri, teknolojiye o kadar bagimli hale gelmistir ki, eski usul dedektifligi unutmuslardir. Kanit toplarlar ama yorumlayamazlar. Veri analiz ederler ama anlamlandiramazlar.
Gözlem yapmayi, ipuçlarini birlestirmeyi, insan dogasini okumayi unutmuslardir. Yapay zekâlari vardir ama hiçbiri Sherlock Holmes'ün beyninin yerini tutamamaktadir.Istanbul Emniyeti'nden Amir Yasin Günes ve ortagi Taner Alparslan, çaresizlik içinde bir zaman makinesi gelistirir ve geçmise, tüm zamanlarin en büyük dedektifini getirtmeye karar verir. Holmes ve Watson, talimatlari harfiyen uygulayarak cihaza biner.
Ancak beklenmedik bir kaza, onlari planlanan noktadan farkli bir yere, Kadiköy Meydani'na, insanlarin içine isinlar. Ofis esyalariyla birlikte meydanda beliren iki Viktoryen centilmen, bit pazari saticisi sanilir. Kisa sürede kendilerini emniyetin yeralti tesislerinde bulan Holmes ve Watson, 2050'nin dehset verici tablosuyla yüzlesir: Karanlik teknoloji pazarinda zaman yavaslatici spreyler, hafiza silme basliklari, nanobot enjektörleri satilmaktadir.
Katiller neredeyse hiç iz birakmamaktadir. Ve tüm bu karmasanin merkezinde, kuantum fizikçisi Prof. Selin Koç'un çözülemeyen cinayeti vardir. Holmes, her zamanki sogukkanliligiyla eski usul yöntemlerini devreye sokar. Büyüteç, kimya seti, gözlem ve mantik. Ama bu kez düsmani sadece bir katil degildir. Onunla birlikte, yapay zekâ dedektif "Sibyl"in kusurlari, karanlik teknoloji pazarinin acimasiz oyunculari, emniyetin içine sizmis bir örgüt olan "Ag" ve en tehlikelisi, 19.
yüzyildan gelmis gizemli bir kadin olan "Zamanin Anasi" vardir. Teknoloji insani kör ettiginde, gerçegi görmek için en karanlik gölgelerde bile bir isik gerekir. O isik, Sherlock Holmes'ün gözleridir. Zamanin sahibi zaman degil, adalettir. Bu roman, polisiye ve bilim kurgunun kusursuz birlesimi olarak, okuru 1895'in sisli Londra sokaklarindan 2050'nin isil isil ama çürümüs Istanbul'una, oradan bir uzay istasyonuna ve zamanin disinda bir üsse götürüyor.
Dostluk, ihanet, teknolojinin insan ruhu üzerindeki tahribati ve degismeyen tek gerçek: Adaletin her zaman bir yol bulacagi. Sherlock Holmes'ü hiç böyle görmediniz. Ve bir daha asla böyle görmeyeceksiniz.
Uçan arabalar, yapay zekâlar, biyonik organlar, hafiza aktarimi. Her sey vardir. Ama iyi teknolojiyle birlikte, karanlik teknoloji de yükselmistir. Faili meçhul cinayetler her geçen gün artmakta, çözülme orani yüzde yedinin altina düsmüstür. Çünkü 2050'nin polisleri, teknolojiye o kadar bagimli hale gelmistir ki, eski usul dedektifligi unutmuslardir. Kanit toplarlar ama yorumlayamazlar. Veri analiz ederler ama anlamlandiramazlar.
Gözlem yapmayi, ipuçlarini birlestirmeyi, insan dogasini okumayi unutmuslardir. Yapay zekâlari vardir ama hiçbiri Sherlock Holmes'ün beyninin yerini tutamamaktadir.Istanbul Emniyeti'nden Amir Yasin Günes ve ortagi Taner Alparslan, çaresizlik içinde bir zaman makinesi gelistirir ve geçmise, tüm zamanlarin en büyük dedektifini getirtmeye karar verir. Holmes ve Watson, talimatlari harfiyen uygulayarak cihaza biner.
Ancak beklenmedik bir kaza, onlari planlanan noktadan farkli bir yere, Kadiköy Meydani'na, insanlarin içine isinlar. Ofis esyalariyla birlikte meydanda beliren iki Viktoryen centilmen, bit pazari saticisi sanilir. Kisa sürede kendilerini emniyetin yeralti tesislerinde bulan Holmes ve Watson, 2050'nin dehset verici tablosuyla yüzlesir: Karanlik teknoloji pazarinda zaman yavaslatici spreyler, hafiza silme basliklari, nanobot enjektörleri satilmaktadir.
Katiller neredeyse hiç iz birakmamaktadir. Ve tüm bu karmasanin merkezinde, kuantum fizikçisi Prof. Selin Koç'un çözülemeyen cinayeti vardir. Holmes, her zamanki sogukkanliligiyla eski usul yöntemlerini devreye sokar. Büyüteç, kimya seti, gözlem ve mantik. Ama bu kez düsmani sadece bir katil degildir. Onunla birlikte, yapay zekâ dedektif "Sibyl"in kusurlari, karanlik teknoloji pazarinin acimasiz oyunculari, emniyetin içine sizmis bir örgüt olan "Ag" ve en tehlikelisi, 19.
yüzyildan gelmis gizemli bir kadin olan "Zamanin Anasi" vardir. Teknoloji insani kör ettiginde, gerçegi görmek için en karanlik gölgelerde bile bir isik gerekir. O isik, Sherlock Holmes'ün gözleridir. Zamanin sahibi zaman degil, adalettir. Bu roman, polisiye ve bilim kurgunun kusursuz birlesimi olarak, okuru 1895'in sisli Londra sokaklarindan 2050'nin isil isil ama çürümüs Istanbul'una, oradan bir uzay istasyonuna ve zamanin disinda bir üsse götürüyor.
Dostluk, ihanet, teknolojinin insan ruhu üzerindeki tahribati ve degismeyen tek gerçek: Adaletin her zaman bir yol bulacagi. Sherlock Holmes'ü hiç böyle görmediniz. Ve bir daha asla böyle görmeyeceksiniz.
Les livres de Toros Ataman

3,49 €
