Zindandaki Cennet

Par : M. Said Hizan
Offrir maintenant
Ou planifier dans votre panier
Disponible dans votre compte client Decitre ou Furet du Nord dès validation de votre commande. Le format ePub est :
  • Compatible avec une lecture sur My Vivlio (smartphone, tablette, ordinateur)
  • Compatible avec une lecture sur liseuses Vivlio
  • Pour les liseuses autres que Vivlio, vous devez utiliser le logiciel Adobe Digital Edition. Non compatible avec la lecture sur les liseuses Kindle, Remarkable et Sony
Logo Vivlio, qui est-ce ?

Notre partenaire de plateforme de lecture numérique où vous retrouverez l'ensemble de vos ebooks gratuitement

Pour en savoir plus sur nos ebooks, consultez notre aide en ligne ici
C'est si simple ! Lisez votre ebook avec l'app Vivlio sur votre tablette, mobile ou ordinateur :
Google PlayApp Store
  • FormatePub
  • ISBN8224427512
  • EAN9798224427512
  • Date de parution01/07/2024
  • Protection num.pas de protection
  • Infos supplémentairesepub
  • ÉditeurDraft2Digital

Résumé

Üstad Bediüzzaman Said Nursi'nin, onun kitaplarinda okudugum bir sözü beni çok etkilemisti: "Ben, sizleri ve Risale-i Nur'u müdâfaa için çok davalarda bulundum. O davalardaki sahitlerimin birinci sinifi sizlerdiniz. Halbuki, inkârinizla hem beni sahitsiz biraktiniz hem de hakkimdaki ittihami takviye ettiniz. Çünkü, sizin kaçmaniz ve inkâriniz, 'Demek bir sey var ki, bunlar yanasmiyorlar' diye fikir verdi.
Hem ben sizlerin nasil tebrienize çalistim, sizden çoluk çocuklari olmayan kismi beni yalniz birakmamak için merdâne yanasmak lazimdi. Fakat, is isten geçti, yeniden yanasmaga lüzum yok" (Bediüzzaman Said Nursi, Lem'alar, 28. Lem'a, 12. Nükte). Anladigim kadari ile onun talebelerinden bazilari, yargilandigi o zor dönemlerde Üstadimizla ve Nur Hizmeti ile irtibatini inkâr etmis veya onlardan uzak durmus.
Ben de düsündüm ki, bu dönemde Hocamiza da çok fazla hücum var ve onun her zaman yaninda oldugumuzu ona hissettirmeliyiz. Bu kitabi yazarak ona destek olmak istedim ve ona bu kitap yoluyla söyle söyledim: "Sen üzülme hocam. Biz seninle mutlulugu tanidik ve hala da mutluyuz. Mutlulugumuzun zekâtini bize zulmedenlere versek, onlara o parça yeter de artar bile. Sen üzülme ve yoluna devam et; bizi Allah'in izni ile hep yaninda bulacaksin.
Araplara kum veya Eskimolara kar satmak istesen bile senin yanindayiz; tabii eger sen bizi kabul edersen. Eger simdi Kestane Pazari'ndaki kulübecigin gibi bir yerde yeniden farkli bir hizmete baslarsan, lütfen bizleri de unutma. Senin davanin bulasikçisi, bekçisi veya tuvalet görevlisi olmayi, bu dünyadaki tüm mevki ve makamlara tercih ederim. Sen yürü hocam, geriye bakma."Bu kitabin bir kismi cezaevinde ve kalani disarida yazilmis ve yazilirken Islam büyüklerinin cümlelerinin sözlerinin dogru nakledilmesine azami özen gösterilmistir.
Bu kitabin yazilmasinin ikinci sebebi, özellikle 2014 yilindan sonra yasadiklari zorluklara katlanmakta zorluk çeken bazi Nur Talebelerine mental destek olmaktir. Bu destegi 3 sekilde vermeye çalistim: Birincisi, yasadiklarimizin hikmetini en yetkili agizlardan onlara anlatmaya çalistim. Ikincisi, Nur talebelerinin yürüdükleri yolun ne kadar dogru bir yol oldugunu ve pesinden gittikleri mübarek zatlarin (Üstad ve Hocaefendi) degerini bir derece onlara anlatmaya çalistim.
Üçüncüsü ise bu zor dönemi en iyi degerlendirmek için neler yapilmasi gerektigini onlara hatirlatmak istedim. Kusur etti isem Rabbimden af ve magfiretimi dilerim. Rabbim bizi hocamizin yolunda büyütsün, yürütsün. Âmin... Son olarak; lütfen siz de kitabi okuduktan sonra Peygamber Efendimize (sav), Üstadimiza, Hocamiza, bu fakire, kitabi okuyanlara ve onlarin anne-babalarina, eslerine, çocuklarina, kardeslerine ve kardeslerinin ailelerine, tüm nur talebelerine ve onlarin ailelerine dua edin.
Selam ve dua ile.Dr. M. Said Hizan
1970 yilinda dogan yazarimiz Ilahiyat ön lisansini tamamladiktan sonra sosyal bilimlere odaklanarak master ve doktora yapti. Risale-i Nur (Bediüzzaman Said Nursi) ve Mesnevi'nin (Mevlana Celalettin Rumi) daha iyi anlasilabilmesi yönünde makale ve kitaplar yazdi. 2016 yilinda terör örgütü üyeligi suçlamasiyla yaklasik 4 yil Medrese-i Yusufiye'de kaldi. Evli ve iki çocuk babasi olan yazarimiz artik Avrupa'da hayatini sürdürüyor.