Ben, insanin en çok kendi iç yolculuguyla büyüdügüne inanan biriyim. Ilahiyat egitimi aldim; metinlerle, kavramlarla ve kadim gelenegin derinligiyle uzun yillar mesgul oldum. Ancak sunu gördüm: Bilgi tek basina yeterli degil. Asil mesele, bilginin hayata nasil yansidigidir. Yazmak benim için sadece düsünce aktarmak degil; kalbe dokunma çabasidir. Özellikle gençlerle yürümeyi, onlarin sorularini ciddiye almayi ve dini hayatin soyut degil, yasanabilir bir gerçeklik oldugunu göstermeyi önemsiyorum.
Inancin hayatin merkezinde ama hayatin içinden bir dil ile anlatilmasi gerektigine inaniyorum."Ramazan Günlügü"nü kaleme alirken amacim, klasik bir bilgi aktarimi yapmak degildi. Bu eser, bir davet niteliginde: durmaya, düsünmeye, niyet tazelemeye ve yeniden baslamaya bir davet. Ramazan'i sadece bir takvim ayi degil, bir dönüsüm imkâni olarak gören herkese eslik etmek istedim.Inaniyorum ki insan, samimiyetle yöneldiginde degisebilir.
Ve her Ramazan, yeni bir baslangiç için bir firsattir. Sinan Samil Hüseyinoglu
Ben, insanin en çok kendi iç yolculuguyla büyüdügüne inanan biriyim. Ilahiyat egitimi aldim; metinlerle, kavramlarla ve kadim gelenegin derinligiyle uzun yillar mesgul oldum. Ancak sunu gördüm: Bilgi tek basina yeterli degil. Asil mesele, bilginin hayata nasil yansidigidir. Yazmak benim için sadece düsünce aktarmak degil; kalbe dokunma çabasidir. Özellikle gençlerle yürümeyi, onlarin sorularini ciddiye almayi ve dini hayatin soyut degil, yasanabilir bir gerçeklik oldugunu göstermeyi önemsiyorum.
Inancin hayatin merkezinde ama hayatin içinden bir dil ile anlatilmasi gerektigine inaniyorum."Ramazan Günlügü"nü kaleme alirken amacim, klasik bir bilgi aktarimi yapmak degildi. Bu eser, bir davet niteliginde: durmaya, düsünmeye, niyet tazelemeye ve yeniden baslamaya bir davet. Ramazan'i sadece bir takvim ayi degil, bir dönüsüm imkâni olarak gören herkese eslik etmek istedim.Inaniyorum ki insan, samimiyetle yöneldiginde degisebilir.
Ve her Ramazan, yeni bir baslangiç için bir firsattir. Sinan Samil Hüseyinoglu