- Accueil /
- Faruk Mahşer
Faruk Mahşer

Dernière sortie
Tutuklanamayan Duygular
Bazi kitaplar okunur; bazi kitaplar ise hissedilir. Elinizdeki eser, ikinci gruba dâhil olmayi hak eden nadir çalismalardan biridir. Çünkü burada yer alan siirler, masa basinda kurgulanmis hayallerin degil; hayatin en sert imtihanlarindan süzülerek gelen duygularin sesidir. Her misra, yasanmisligin atesinde pismis; her kelime, sabrin, hasretin, özlemin ve umudun imbiklerinden damitilmistir.Insan, bazen konusamaz.
Kelimeler bogazinda dügümlenir, cümleler acinin agirligini tasiyamaz. Iste siir, tam da böyle zamanlarda devreye girer. Söylenemeyeni söyler, anlatilamayani hissettirir. Tutuklanamayan Duygular, adindan da anlasilacagi üzere, bedenlerin, mekânlarin ve zamanin sinirlarina sigmayan hislerin siire dönüsmüs hâlidir. Kitabin sayfalari arasinda ilerledikçe yalnizca bir sairin dünyasina degil; ayni zamanda son yillarda genis kitlelerin ortak hafizasina dönüsen bir aci iklimine de sahit olacaksiniz.
Mahpusluk, gurbet, ayrilik, vefa, dostluk, aile hasreti, özgürlük arzusu ve en önemlisi bütün bunlarin ortasinda sönmeyen iman ve umut. Bu eser, karanligin içinde bile isigin pesini birakmayan bir ruhun yolculugunu anlatiyor. Ancak bu siirleri sadece hüzün siirleri olarak okumak eksik olacaktir. Çünkü her karanlik misranin ardinda sabri diri tutan bir inanç, her gözyasinin ardindan yeniden yeseren bir umut vardir.
Sair, aciyi büyütmek yerine onu insani olgunlastiran bir imtihan olarak görür; isyana degil metanete, umutsuzluga degil bekleyise, nefrete degil insan kalabilmenin asaletine çagirir. Eserde sikça karsilasilan tabiat imgeleri de bu ruh hâlinin önemli bir parçasidir. Kuslar, çiçekler, nehirler, mevsimler, yildizlar, günes ve bahar... Bunlar yalnizca siirin estetik unsurlari degildir; ayni zamanda insanin iç dünyasini yansitan sembollerdir.
Bahar umudu, sonbahar ayriligi, kuslar özgürlügü, isik ise hakikati temsil eder. Böylece siirler, ferdî duygularin ötesine geçerek evrensel bir dile kavusur. Tutuklanamayan Duygular, yalnizca belli bir dönemin tanikligini yapan bir eser degildir. Ayni zamanda insanin zulüm karsisindaki vakarini, kayiplar karsisindaki direncini ve en zor zamanlarda bile kalbini muhafaza edebilme mücadelesini anlatan kalici bir belge niteligi tasimaktadir.
Bu yönüyle eser, gelecekte de okunmaya devam edecek duygusal bir hafiza olma potansiyeline sahiptir. Crab Publishing olarak inaniyoruz ki edebiyat, sadece estetik bir ugras degil; ayni zamanda insanin hakikatle kurdugu en güçlü baglardan biridir. Siir ise bu bagin en saf, en içten ve en dokunakli ifadelerinden biridir. Elinizdeki eser de okuyucusunu yalnizca misralar arasinda dolastirmayacak; onu kendi vicdanina, hatiralarina ve umutlarina dogru uzun bir yolculuga çikaracaktir.
Bu yolculukta her okuyucunun kendinden bir misra, kalbine dokunan bir duygu ve hafizasinda iz birakacak bir ses bulacagina inaniyoruz. Crab Publishing
Kelimeler bogazinda dügümlenir, cümleler acinin agirligini tasiyamaz. Iste siir, tam da böyle zamanlarda devreye girer. Söylenemeyeni söyler, anlatilamayani hissettirir. Tutuklanamayan Duygular, adindan da anlasilacagi üzere, bedenlerin, mekânlarin ve zamanin sinirlarina sigmayan hislerin siire dönüsmüs hâlidir. Kitabin sayfalari arasinda ilerledikçe yalnizca bir sairin dünyasina degil; ayni zamanda son yillarda genis kitlelerin ortak hafizasina dönüsen bir aci iklimine de sahit olacaksiniz.
Mahpusluk, gurbet, ayrilik, vefa, dostluk, aile hasreti, özgürlük arzusu ve en önemlisi bütün bunlarin ortasinda sönmeyen iman ve umut. Bu eser, karanligin içinde bile isigin pesini birakmayan bir ruhun yolculugunu anlatiyor. Ancak bu siirleri sadece hüzün siirleri olarak okumak eksik olacaktir. Çünkü her karanlik misranin ardinda sabri diri tutan bir inanç, her gözyasinin ardindan yeniden yeseren bir umut vardir.
Sair, aciyi büyütmek yerine onu insani olgunlastiran bir imtihan olarak görür; isyana degil metanete, umutsuzluga degil bekleyise, nefrete degil insan kalabilmenin asaletine çagirir. Eserde sikça karsilasilan tabiat imgeleri de bu ruh hâlinin önemli bir parçasidir. Kuslar, çiçekler, nehirler, mevsimler, yildizlar, günes ve bahar... Bunlar yalnizca siirin estetik unsurlari degildir; ayni zamanda insanin iç dünyasini yansitan sembollerdir.
Bahar umudu, sonbahar ayriligi, kuslar özgürlügü, isik ise hakikati temsil eder. Böylece siirler, ferdî duygularin ötesine geçerek evrensel bir dile kavusur. Tutuklanamayan Duygular, yalnizca belli bir dönemin tanikligini yapan bir eser degildir. Ayni zamanda insanin zulüm karsisindaki vakarini, kayiplar karsisindaki direncini ve en zor zamanlarda bile kalbini muhafaza edebilme mücadelesini anlatan kalici bir belge niteligi tasimaktadir.
Bu yönüyle eser, gelecekte de okunmaya devam edecek duygusal bir hafiza olma potansiyeline sahiptir. Crab Publishing olarak inaniyoruz ki edebiyat, sadece estetik bir ugras degil; ayni zamanda insanin hakikatle kurdugu en güçlü baglardan biridir. Siir ise bu bagin en saf, en içten ve en dokunakli ifadelerinden biridir. Elinizdeki eser de okuyucusunu yalnizca misralar arasinda dolastirmayacak; onu kendi vicdanina, hatiralarina ve umutlarina dogru uzun bir yolculuga çikaracaktir.
Bu yolculukta her okuyucunun kendinden bir misra, kalbine dokunan bir duygu ve hafizasinda iz birakacak bir ses bulacagina inaniyoruz. Crab Publishing
Bazi kitaplar okunur; bazi kitaplar ise hissedilir. Elinizdeki eser, ikinci gruba dâhil olmayi hak eden nadir çalismalardan biridir. Çünkü burada yer alan siirler, masa basinda kurgulanmis hayallerin degil; hayatin en sert imtihanlarindan süzülerek gelen duygularin sesidir. Her misra, yasanmisligin atesinde pismis; her kelime, sabrin, hasretin, özlemin ve umudun imbiklerinden damitilmistir.Insan, bazen konusamaz.
Kelimeler bogazinda dügümlenir, cümleler acinin agirligini tasiyamaz. Iste siir, tam da böyle zamanlarda devreye girer. Söylenemeyeni söyler, anlatilamayani hissettirir. Tutuklanamayan Duygular, adindan da anlasilacagi üzere, bedenlerin, mekânlarin ve zamanin sinirlarina sigmayan hislerin siire dönüsmüs hâlidir. Kitabin sayfalari arasinda ilerledikçe yalnizca bir sairin dünyasina degil; ayni zamanda son yillarda genis kitlelerin ortak hafizasina dönüsen bir aci iklimine de sahit olacaksiniz.
Mahpusluk, gurbet, ayrilik, vefa, dostluk, aile hasreti, özgürlük arzusu ve en önemlisi bütün bunlarin ortasinda sönmeyen iman ve umut. Bu eser, karanligin içinde bile isigin pesini birakmayan bir ruhun yolculugunu anlatiyor. Ancak bu siirleri sadece hüzün siirleri olarak okumak eksik olacaktir. Çünkü her karanlik misranin ardinda sabri diri tutan bir inanç, her gözyasinin ardindan yeniden yeseren bir umut vardir.
Sair, aciyi büyütmek yerine onu insani olgunlastiran bir imtihan olarak görür; isyana degil metanete, umutsuzluga degil bekleyise, nefrete degil insan kalabilmenin asaletine çagirir. Eserde sikça karsilasilan tabiat imgeleri de bu ruh hâlinin önemli bir parçasidir. Kuslar, çiçekler, nehirler, mevsimler, yildizlar, günes ve bahar... Bunlar yalnizca siirin estetik unsurlari degildir; ayni zamanda insanin iç dünyasini yansitan sembollerdir.
Bahar umudu, sonbahar ayriligi, kuslar özgürlügü, isik ise hakikati temsil eder. Böylece siirler, ferdî duygularin ötesine geçerek evrensel bir dile kavusur. Tutuklanamayan Duygular, yalnizca belli bir dönemin tanikligini yapan bir eser degildir. Ayni zamanda insanin zulüm karsisindaki vakarini, kayiplar karsisindaki direncini ve en zor zamanlarda bile kalbini muhafaza edebilme mücadelesini anlatan kalici bir belge niteligi tasimaktadir.
Bu yönüyle eser, gelecekte de okunmaya devam edecek duygusal bir hafiza olma potansiyeline sahiptir. Crab Publishing olarak inaniyoruz ki edebiyat, sadece estetik bir ugras degil; ayni zamanda insanin hakikatle kurdugu en güçlü baglardan biridir. Siir ise bu bagin en saf, en içten ve en dokunakli ifadelerinden biridir. Elinizdeki eser de okuyucusunu yalnizca misralar arasinda dolastirmayacak; onu kendi vicdanina, hatiralarina ve umutlarina dogru uzun bir yolculuga çikaracaktir.
Bu yolculukta her okuyucunun kendinden bir misra, kalbine dokunan bir duygu ve hafizasinda iz birakacak bir ses bulacagina inaniyoruz. Crab Publishing
Kelimeler bogazinda dügümlenir, cümleler acinin agirligini tasiyamaz. Iste siir, tam da böyle zamanlarda devreye girer. Söylenemeyeni söyler, anlatilamayani hissettirir. Tutuklanamayan Duygular, adindan da anlasilacagi üzere, bedenlerin, mekânlarin ve zamanin sinirlarina sigmayan hislerin siire dönüsmüs hâlidir. Kitabin sayfalari arasinda ilerledikçe yalnizca bir sairin dünyasina degil; ayni zamanda son yillarda genis kitlelerin ortak hafizasina dönüsen bir aci iklimine de sahit olacaksiniz.
Mahpusluk, gurbet, ayrilik, vefa, dostluk, aile hasreti, özgürlük arzusu ve en önemlisi bütün bunlarin ortasinda sönmeyen iman ve umut. Bu eser, karanligin içinde bile isigin pesini birakmayan bir ruhun yolculugunu anlatiyor. Ancak bu siirleri sadece hüzün siirleri olarak okumak eksik olacaktir. Çünkü her karanlik misranin ardinda sabri diri tutan bir inanç, her gözyasinin ardindan yeniden yeseren bir umut vardir.
Sair, aciyi büyütmek yerine onu insani olgunlastiran bir imtihan olarak görür; isyana degil metanete, umutsuzluga degil bekleyise, nefrete degil insan kalabilmenin asaletine çagirir. Eserde sikça karsilasilan tabiat imgeleri de bu ruh hâlinin önemli bir parçasidir. Kuslar, çiçekler, nehirler, mevsimler, yildizlar, günes ve bahar... Bunlar yalnizca siirin estetik unsurlari degildir; ayni zamanda insanin iç dünyasini yansitan sembollerdir.
Bahar umudu, sonbahar ayriligi, kuslar özgürlügü, isik ise hakikati temsil eder. Böylece siirler, ferdî duygularin ötesine geçerek evrensel bir dile kavusur. Tutuklanamayan Duygular, yalnizca belli bir dönemin tanikligini yapan bir eser degildir. Ayni zamanda insanin zulüm karsisindaki vakarini, kayiplar karsisindaki direncini ve en zor zamanlarda bile kalbini muhafaza edebilme mücadelesini anlatan kalici bir belge niteligi tasimaktadir.
Bu yönüyle eser, gelecekte de okunmaya devam edecek duygusal bir hafiza olma potansiyeline sahiptir. Crab Publishing olarak inaniyoruz ki edebiyat, sadece estetik bir ugras degil; ayni zamanda insanin hakikatle kurdugu en güçlü baglardan biridir. Siir ise bu bagin en saf, en içten ve en dokunakli ifadelerinden biridir. Elinizdeki eser de okuyucusunu yalnizca misralar arasinda dolastirmayacak; onu kendi vicdanina, hatiralarina ve umutlarina dogru uzun bir yolculuga çikaracaktir.
Bu yolculukta her okuyucunun kendinden bir misra, kalbine dokunan bir duygu ve hafizasinda iz birakacak bir ses bulacagina inaniyoruz. Crab Publishing
Les livres de Faruk Mahşer

3,99 €

4,49 €

4,49 €

4,49 €
